(a) aramak. He is looking for a job. I'm looking for my key. (b) k.d. (yanlış davranışı DEVAMINI OKU
ile kötü bir duruma) yol açmak/sebep olmak, mec. avuç açmak, kaşınmak. You're looking for a fight if you say things like that to me. He's looking for trouble: Belasını arıyor. (c) esk. ummak, beklemek. It's too soon yet to look for results.GİZLE